İstanbul Boğaz hattında yer alan tarihi bir yalı, ayrılmayla birlikte emlak ve iş dünyasının profillerine oturdu. Yaklaşık iki asırlık geçmişe sahip olan bu özel yapı, mimari özellikler, benzersiz konum ve tarih değeriyle dikkat çekilirken, talep edilen bedel ise “dudak uçuklatan” değeri değerlendiriliyor.
Boğaz’ın simge yapıları arasında bulunur yalı, klasik Osmanlı mimarisinin izlerini taşıyan ahşap işçiliği, denize sıfır konumu ve özel rıhtımıyla öne çıkıyor. Geniş yaşam alanları, çok sayıda oda ve banyoya sahip olması, yapıyı yalnızca bir konut değil aynı zamanda prestijli bir yaşam alanı ve yatırım aracı haline getirmesini sağlıyor. Tarihi eserin içeriğinde bulunan yalı, tarihi dokusuyla geçmişi ile bugünü bir araya getiriyor.
Gayrimenkul uzmanlarına göre Boğaz’daki tarihi yalılara olan ilgi son yıllarda artarak devam ediyor. Sınırlı sayıda bulunan bu tarz yapılar, hem yerli hem de yabancı kimlikler tarafından uzun vadede ve güvenli yatırım olarak görülüyor. Özellikle Boğaz manzarası, özel iskele imkanı ve tarihi kimliği, bu tür mülklerin değerinin her geçen yıl daha da yukarıya taşınması.
Satışa kayıtlı fiyatların genelinde geniş yankı uyandırırken, bu rakamın Boğaz hattındaki emlaklarda yeni bir referans oluşturulabileceği konuşuluyor. Uzmanlar, böylesine nadir yapıların el değiştirmesinin İstanbul’da kalıcı olarak takip edildiğini ve onun satışının yeni rekorlarını getirebildiğini belirtiyor.
İstanbul Boğazı’nda tarihte bir yalının daha piyasaya çıkması, hem kültürel miras hem de lüks gayrimenkul piyasası açısından önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Önümüzdeki dönemde bu prestijli mülkün kimin tarafından satın alınacağı merak konusu olmaya devam ediyor. 



